

Nasreddin Hoca'ya atfedilen bir fıkrada Hoca, balığın başını değil kuyruğunu koklar. Çevresindekiler şaşkınlıkla, "Hoca, balık böyle mi koklanır?" diye sorar. Hoca'nın yaptığı aslında bir uyarıdır: Yanlış yere bakarsanız, asıl kokunun nereden geldiğini de anlayamazsınız.
Bugün Türkiye'nin hali de biraz buna benziyor. Balığın kuyruğuyla uğraşıyor, başındaki çürümeyi görmek istemiyoruz.
Ekonomi alarm verirken, gençler gelecek kaygısıyla yaşarken, emekli geçim hesabı yaparken gündem bir anda magazin haberlerine, sosyal medya polemiklerine ya da birkaç gün sonra unutulacak tartışmalara teslim ediliyor. Toplumun dikkatini asıl sorunlardan uzaklaştıran bu tablo artık sıradanlaşmış durumda.
İktidar, vatandaşın her geçen gün büyüyen sorunlarına karşı yeterince duyarlı davranmamakla eleştiriliyor. Ana muhalefet ise sadece eleştiren değil, umut veren ve çözüm üreten bir alternatif olmayı hâlâ başaramadı. Muhalefet var ama muhalefet etme gücü tartışılıyor. Sivil toplum kuruluşları ve dernekler ise toplumun vicdanı olması gerekirken çoğu zaman sessiz kalmayı tercih ediyor.
Öte yandan magazin dünyası her gün yeni bir skandalla çalkalanıyor. İş insanlarıyla ilgili uyuşturucu iddiaları, lüks yaşam tartışmaları ve bitmeyen sansasyonlar manşetleri süslüyor. Hukuk elbette kararını verir; kimse hakkında peşin hüküm kurulamaz. Ancak ülkenin gündeminin sürekli bu başlıklara sıkışması da üzerinde düşünülmesi gereken ayrı bir mesele.
Futbolda ise artık saha konuşulmuyor; bahis, şike, menajer düzeni ve astronomik transfer ücretleri konuşuluyor. Kulüpler borç içinde yüzerken, kariyerinin sonuna gelmiş yabancı futbolculara milyonlarca dolar ve avro ödeniyor. O paraların nasıl bulunduğunu, nasıl harcandığını ve bunun hesabını kimin verdiğini soranların sayısı ise oldukça az.
Asıl sorunlarımız dururken sürekli tali meselelerle oyalanıyoruz. Balığın kuyruğunu koklayarak çürümeyi gizleyemeyiz. Çünkü çürüme başladıysa, koku eninde sonunda her yere yayılır.
Artık sloganlardan, günü kurtaran tartışmalardan ve yapay gündemlerden yorulan bir toplum var. İnsanlar kavga değil çözüm, polemik değil adalet, gösteri değil hesap verebilirlik istiyor.
Ve geriye tek bir soru kalıyor:
Bu düzenin karşısına çıkıp, "Artık yeter!" diyecek birileri var mı?
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.

AKÇAKALE SINIR KAPISI AÇILIYOR
ŞANLIURFA AK PARTİDEN SEÇİLEN İLÇE BELEDİYE BAŞKANINA OPERASYON
Galatasaray Zorlu Fikstürde Liverpool Karşısında
HÜNDÜR, EMPERYALİST SESSİZLİK VE SAVAŞ SUÇLARI, İNSANLIK HEDEF ALINIYOR 
Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi Son 16 Turundaki Rakibi Belli Oldu: Liverpool
Trafikte Hatanın Bedeli 200 Bin TL OLDU!
Uzman'dan Ramazan Ayında’da Kalp Hastalarına Hayati Uyarılar
Başkan Kuş,Kapısı Çalınmadık İhtiyaç Sahibi Kalmayacak
UMUDA KAPI AÇIYORUM, HAYATA TUTMUYORUM 2 YAŞINDA 

AKÇAKALE ÇEVREYOLU’NDA FACİANIN EŞİĞİNDEN DÖNÜLDÜ 
