GAP HAVALİMANINA ZORUNLU İNİŞ
PINAR HOLT (Yazar | Davranış Bilimci )

‘BEN’ KALARAK ‘BİZ’ OLABİLMEK

PINAR HOLT (Yazar | Davranış Bilimci )
urfa63haber@gmail.com

 
6 Kasım 2020 Cuma 09:13
Okunma: 11743
Yorum YapYazdır
 

Bir ilişkide, karşı cinsle bir yandan duygusal yakınlık kurmaya çalışırken, diğer yandan da bağımsız bir birey olma yolunda kararlı ve istekli bir şekilde yürüyebilmek, en ideal yollardan biridir. Ancak, son derece güçlü duygular yaşadığımız böyle bir ilişkide, bu duygulara ve karşı cinse teslim olmadan, hem kendi ‘Ben’imizi koruyup, hem ‘biz’ olabilmek çok da kolay olmayabilir. Kendi ilişkilerimizden yola çıkarak bir düşünelim. Karşımızdaki mutlu olsun diye belki de kaç kere isteklerimizi öteledik ya da aman tartışma çıkmasın diyerek kaç kere sorunları görmezden geldik? Kim bilir kaç kere kendi kendimize ‘Ben kimim?’ diye sorduk. Biz yaklaşmaya, onarmaya çalıştıkça, kaç kere yalnız bırakıldık? Kısacası kaç kere ben olmayı unuttuk? Tüm bu cevapsız kalmış sorulara rağmen işleri tersine çevirebilmek her zaman mümkün. ‘Ama nasıl?’ sorusunu duyar gibiyim. Bun cevabı, öncelikle ‘ben’ olabilmeyi öğrenmekten, sonra da duygusal özgürleşmeyi keşfetmekten geçer. O zaman gelin önce duygusal özgürleşmeyi tanımlayarak başlayalım işe. 

Duygusal Özgürleşme Ne Demek? 

Duygu ve düşüncelerimizi dengede yönetebilme becerisini edinebildiğimiz an, duygusal özgürleşmemizi gerçekleştirmiş oluruz. Bunun için insanları oldukları gibi kabul edebilmek, kendi sınırlarını iyi çizebilmek, korkularını yenebilmek, sorunlarla yüzleşebilmek gibi bir çok kişisel gelişim becerisini geliştirmek gerekir. Duygusal özgürleşmenin ne demek olduğu hakkında kısa bir bilgi edindiğimizde göre gelin bir de duygusal özgürleşme ile biz olma arasındaki bağlantıya bakalım. 

Duygusal Özgürleşerek Nasıl ‘Biz’ Olabiliriz? 

Uzun yıllardır evli ve mutlu olan bir çift arkadaşıma bunun sırrının ne olduğunu sorduğumda, saçlarına ak düşmüş, yüzlerinde çizgiler oluşmuş bu tatlı çiftin, sorumu cevaplarken bile birbirlerinin gözlerinin içine nasıl sevgi ve şefkat ile baktıklarını fark ettim. Mutlu ve huzurlu evliklerinin sırrını, birbirlerine bağlı ama bağımlı olmadan ve birbirlerini çok severken aynı zamanda bireysel özgürlüklerine de saygı duyarak yaşadıkları şeklinde açıklamışlardı. O an, uzun yıllardır evli olup, ilk baştan beri bireysel özgürleşmelerine saygı göstermeyen başka bir çift arkadaşımın ilişkisi aklıma geldi. Yıllardır ne kadar da mutsuzlardı. Hem kendileri, hem çocukları, hem aileleri. Bu çiftin mutsuzluğu herkese sirayet etmişti sanki. Her iki çiftin de ilişkilerini kendimce değerlendirdiğimde, sanırım mutlu bir ilişkide kilit nokta, ilişkinin büyüyebilmesi. Büyüyen ilişki, içindeki insanları da motive ediyor. Sadece iki kişiyi motive etmekle de kalmıyor; çocukları, aileleri, arkadaşları, kısacası içinde bulunduğu topluma fayda sağlayabiliyor. 

Özetle; eğer ‘ben’ kalma ile ‘biz’ olabilme arasında ki dengeyi keşfedebilirsek, bu, o hayalini kurduğumuz, mutlu, doyumlu, sağlıklı ilişkiden çok da uzak olmadığımızı gösterir. Hadi son olarak bir kaç öneri de bulunalım. 

Neler Yapabiliriz? 

- Anı yaşamalıyız! Burada ve şimdiye odaklanmalıyız. Tüm duygu ve koşulları şefkatle kucaklamayı denemeliyiz. 

- Zihnimizi geçmiş yargılarla, gelecek kaygıları arasında çatışırken yakalarsak, kısa nefes çalışmaları ile sakinleşmeye çalışabiliriz. 

- Kendi hobilerimize, kendi arkadaşlarımıza, kendi işlerimize odaklanmalıyız. Partnerimizin değil kendi tutku ve hedeflerinizin peşinden koşmalıyız. 

- Partnerimizle kaliteli vakit geçirmeye, anlaşılır bir iletişim dili oluşturmaya, birlikte eğlenmeye ve sağlıklı bir bağ kurmaya gayret etmeliyiz. 

- Sevmeli, sevilmeliyiz. ‘Ben’ kalarak ‘Biz’ olabilmeliyiz. İşte bütün mesele bu! 

 
6 Kasım 2020 Cuma 09:13
Okunma: 11743
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
YEREL SEÇİMLERDE OYUNUZU KİME VERİRİSİNİZ?
ADAYA
PARTİYE
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:09
  • Güneş06:47
  • Öğlen12:19
  • İkindi15:11
  • Akşam17:31
  • Yatsı18:57
 
Tarihte Bugün
1547 - Rus Çarı Korkunç İvan taç giydi.
1556 - Philip II, İspanya'nın kralı olur.
1795 - Fransa, Hollanda'nın Utrecht şehrini işgal etti.
1846 - İlk Ziraat Bakanlığı (Nazırlığı) kuruldu.
1914 - Altay Spor Kulübü kuruldu.
1925 - Sovyetler Birliği'nde Lev Troçki savaş komiserliği görevinden alındı.
1928 - Sovyetler Birliği'nde 30 muhalefet lideri Almanya'ya sürgüne gönderildi. Sürgüne gidenler arasında Lev Troçki de vardı.
1928Cemal - Reşit Rey'in "12 Anadolu Türküsü" adlı ses ve piyano için yapıtı ilk kez seslendirildi.
1928 - Doktor Şefik Hüsnü Değmer ve arkadaşlarının Türkiye Komünist Partisi davası başladı.
1929 - Josef Stalin'le anlaşmazlığa düşen Nikolay Buharin, Komünist Enternasyonal'in başkanlığından istifa etti.
1952 - Gazeteci ve yazar Ercüment Ekrem Talu'ya Fransız "Légion d'honneur" nişanı verildi. Yazar bu ödüle Türk-Fransız kültür ilişkilerine katkılarından dolayı layık görüldü.
1956 - Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye'de basına baskı yapıldığını açıkladı.
1960 - İşçi Sigortalıları Kurumu İstanbul Hastanesi Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından hizmete açıldı.
1961 - ABD Türkiye'ye 43 milyon Dolar yardımda bulundu.
1969 - Metroliner treni hizmete girdi
1970 - Muammer Kaddafi Libya başkanı oldu.
1979 - Şah Muhammed Rıza Pehlevi, ailesi ile birlikte İran'ı terk ederek Mısır'a yerleşti.
1980 - Bilim insanları interferon üretmeyi başardı.
1983 - Türk Hava Yolları'nın "Afyon" uçağı Ankara'da düştü: 47 kişi öldü.
1985 - Halkçı Parti (HP) milletvekili Bahriye Üçok, zina yapan erkeklerin de cezalandırılmasını öngören yasa önerisi vermişti. TBMM yasa önerisini reddetti.
1986 - İnternet mühendislik özel kuvvetinin ilk toplantısı.
1986 - New York'ta toplanan Uluslararası PEN Kongresi, Türk hükümetini yazarlarla ilgili tutumunu gözden geçirmeye çağırdı.
1987 - 1 Ocak'ta Pekin'de Tiananmen Meydanı'nda öğrencilerin başlattığı gösteriler sonunda Komünist Partisi lideri Hu Yaobang istifa etti; yerine Zao Ziyang getirildi.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

GÜNDEM

SİYASET

DÜNYA

Yukarı Çık