DİKKAT VALİLİK DUYURDU O YOLLAR ULAŞIMA KAPALI
PINAR HOLT (Yazar | Davranış Bilimci )

DOĞUM SANCISI

PINAR HOLT (Yazar | Davranış Bilimci )
[email protected]

 
21 Aralık 2021 Salı 17:50
Okunma: 261
Yorum YapYazdır
 

 ‘Yaşadığımız bu günler yaşayacağımız daha güzel günlerin doğum sancısı’

Değerli Dostlar,

Bilenler bilir, ara ara instagram hikayelerimde ‘Günün sorusu’ adı altında kişisel gelişim ile ilgili sorular sorup, cevapları takipçilerimle paylaşıyorum. Bu yakınlarda şöyle bir soru sordum: ‘İçinde bulunduğunuz seneye bir isim koyacak olsanız, bu ne olurdu?’ Cevaplar tahmin ettiğim gibi ‘Kaos, korku, kabus, rezalet’ gibi tanımlamalar şeklinde geldi. Ama en hoşıma gideni ‘Doğum Sancısı’ oldu.

Gerçektende farklı bir süreç içinden geçiyoruz. Gündem an ve an değişiyor. Salgın hastalıklar, iklim değişiklikleri, şimdi birileri kıtlık deyip duruyor ve şiddet haberleri…

Her gün bize dayatılan ve ne kadarı gerçek, ne kadarı illüzyon olduğunu bilmediğimiz bu ve bu gibi haberlerle boğuşmaya çabalıyoruz. Etrafıma baktığımda endişelenmeyenlerin bile endişelenmeye, korkmayManların korkmaya, sakin olanların öfkelenmeye doğru değişim gösterdiğini gözlemliyorum.

Bazılarımız bu olanlar kaşısında kafasına yorganı geçirip güvende kalmak istiyor, bazılarımız bulunduğumuz şehirden bir kasabaya ya da bir köye yerleşirse her şeyin düzeleceğine inanıyor, bazılarımız ise psikolojisi ve midesi bozulana dek bu haberleri an ve an takip ediyor.

Ve çoğumuz, bu olanlarla nasıl başedebileceğimiz, kendimizi nasıl rahatlayacağımız konusunda bilgi sahibi olmadan oradan oraya savrulup duruyor. Tabii ki olanlara pembe gözlüklerle bakalım, kafamızı kuma gömelim ve her şeyi görmezden gelelim demiyorum ama en azından, kaos ortamlarında fiziksel ve ruhsal olarak nasıl dayanıklı kalabiliriz, iç huzurumuzu nasıl koruyabilirizi düşünmemiz gerekir.

Bununla ilgili aldığım eğitimlerden, okuduğum makalelerden esinlenerek önce kendim, sonra sizler için bir kaç öneri paylaşmak istedim.

KENDİMİZİ TANIYOR MUYUZ?

Kendimizi tanıyabilmek için duygularımızı, düşüncelerimiz, davranışlarımızı iyi analiz etmemiz gerekir ki, bu da oldukça uzun ve meşşakkatli bir yol. Ama en azından son yıllarda ülkemizde ve dünyada yaşanılan kaotik olaylara karşı kendimizi gözlemleyebiliriz.

Bunun için, öncesinde korkuyor muyuz?

üzülüyor muyuz?

ya da öfkeleniyor muyuz?

sonra ise, bu kaos ortamından şikayet ederek kenara çekilip olanları öylece izliyor muyuz? yoksa gidişatı değiştirmek için çözümler üretiyor muyuz? gibi soruların yanıtlarını aramalıyız.

KELİMELERİN SİHRİNİ BİLİYOR MUYUZ?

Ağzımızdan çıkan her bir olumsuz kelime aslında bizim olaylara nasıl baktığımızı temsil ediyor. Mevlana’nın çok sevdiğim sözü sanırım bana tercüman olacak: ‘İnsan her nefeste yeni biri olur ve her nefes, içini doldurduğumuz kelimelerle bilmediğimiz bir aleme yolculuk eder; sonrada oradan hediyelerle geri döner.’ Farkında olsak da olmasak da, ağzımızdan çıkan her bir kelime bize çeşitli yollarla dönerek kaderimizi oluşturur.

İZLEDİKLERİMİZİN FARKINDA MIYIZ?

Sabahtan akşama kadar korku ve kaygı seviyemizi yükseltecek haberleri izlememizin ve takip etmemizin ne bize ne de dünyaya bir faydası olmayacaktır.

Unutmayalım ki ‘Ne izliyorsak oyuz!’.

Tabii ki günün belirli bir saatini, gündemi takip etmek için ayırabilirabiliz ancak televizyon kanallarının ve sosyal medyanın tüm zamanımızı almasına izin vermemeliyiz. Onun yerine yürüyüş yapabilir, kitap okuyabilir, hobilerimize vakit ayırabiliriz. Böylece kendinizi daha huzurlu hissederiz.

YARDIM ELİ UZATIYOR MUYUZ?

Dünya genelinde yaşadığımız bu zor süreçlerden ya da bireysel yaşamımızda geçtiğimiz zor dönemlerden çıkabilmenin en iyi yolu başkalarına yardım eli uzatmaktır. ‘Zaten ben imkanım el verdikçe yardımımı yapıyorum’ diyenler olacaktır.

O zaman cevabım: ‘Daha da fazlalaştıralım yardımlarımızı’ olacaktır. Bir hayvan beslemek, bir kitap bağışlamak, bir yaşlı bakım evine ziyarette bulunmak, bir çocuğu mutlu etmek için çok büyük paralara gerek yok.

KENDİMİZE VAKİT AYIRIYOR MUYUZ?

Günün en azından 15-20 dakikasını meditasyon, nefes egzersizleri ya da dua aracılığı ile düşüncelerimize tanık olmaya, yaratıcı ile bağımızı kuvvetlendirmeye ayırabiliriz.

Bu egzersizleri düzenli yaptığımız takdirde üzerimizde ki korku ve kaygının yerini sakinlik, huzur ve teslimiyetin aldığına şahit olacaksınız. Hepimiz, dünya ve ülkemizde yaşanılanlardan dolayı zorlu süreçlerden geçiyoruz ama size temin ederim ki, hiç bir şeyin kalıcı olamadığı bu dünya da, şu an yaşadıklarımız ve şahit olduklarımızda kalıcı olmayacaktır. Yaşadığımız bu günler, sadece yaşayacağımız daha güzel günlerin doğum sancısı. Sevgiyle.

 
21 Aralık 2021 Salı 17:50
Okunma: 261
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Trabzonspor
10
7
3
0
24
2
Hatayspor
10
6
2
2
20
3
Alanyaspor
10
6
2
2
20
4
Fenerbahçe
10
6
1
3
19
5
Karagümrük
10
5
3
2
18
6
Beşiktaş
9
5
2
2
17
7
Konyaspor
10
4
5
1
17
8
Galatasaray
9
5
2
2
17
9
Altay
10
5
0
5
15
10
Adana Demirspor
10
3
4
3
13
11
Başakşehir
10
4
0
6
12
12
Gaziantep Fk
10
3
3
4
12
13
Ö. K. Y. Malatya
10
4
0
6
12
14
Sivasspor
10
2
5
3
11
15
Kayserispor
10
3
2
5
11
16
Giresunspor
10
2
3
5
9
17
Antalyaspor
10
2
3
5
9
18
Göztepe
10
2
2
6
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
YEREL SEÇİMLERDE OYUNUZU KİME VERİRİSİNİZ?
ADAYA
PARTİYE
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:09
  • Güneş06:47
  • Öğlen12:19
  • İkindi15:11
  • Akşam17:31
  • Yatsı18:57
 
Tarihte Bugün
1072 - Divan-ı Lügat-it Türk, Türk kültürün ilk Türkçe dilinde yazılan Sözlük eseri, Kaşgârlı Mahmut tarafından yazılmaya başlandı (10 Şubat 1074'te bitirildi).
1327 - III. Edward İngiltere kralı oldu.
1348 - Venedik'te yüzlerce kişinin ölümüne neden olan bir deprem meydana geldi.
1363 - Sırp Sındığı Savaşı'nı Osmanlı Devleti kazandı.
1554 - São Paulo (Brezilya) şehrinin kuruluşu.
1579 - Utrecht antlaşması imzalandı ve günümüz Hollanda'sının temelleri atılmış oldu.
1755 - Moskova Üniversitesi kuruldu.
1792 - İngiltere'de, fakir sınıfların ilk siyasi örgütü sayılan « London Corresponding Society » örgütü kuruldu.
1831 - I. Nicolas ve Romanov'ların düşmesiyle Polonya'nın bağımsızlığı ilan edildi. (SSCB) oluşunu ilan etti.
1858 - Felix Mendelssohn'un Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı eserinin Düğün Marşı bölümü Kraliçe Victoria'nın kızının düğününde çalındıktan sonra bütün dünyadaki düğünlerin popüler müziği haline geldi.
1881 - Thomas Edison ve Alexander Graham Bell Oryantal Telefon Şirketini kurdular.
1890 - Arjantin ve Brezilya arasında Montevideo antlaşması imzalandı.
1918 - Rusya, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) oluşunu ilan etti.
1919 - Milletler Cemiyeti kuruldu.
1924 - İlk Kış Olimpiyat Oyunları Chamonix'de başladı.
1926 - Şeker, petrol ve benzin inhisarı (tekeli) hakkında kanunlar kabul edildi.
1931 - Mahatma Gandi İngilizler'ce serbest bırakıldı.
1932 - Sovyetler Birliği ve Polonya saldırmazlık paktı imzaladı.
1936 - İstanbul'da vapurculuk şirketi ile bütün kabotajın Denizyolları İdaresine geçmesini sağlayan sözleşme imzalandı.
1937 - Cincinnati'de seller petrol rezervlerinin patlamasına yol açtı,şehir alevler içinde kaldı.
1938 - İzmir Telefon İşletmesinin hükümetçe satın alınmasına dair sözleşme Ankara'da imzalandı.
1939 - Celâl Bayar hükümeti istifa etti. Yeni hükümet Refik Saydam başkanlığında kuruldu.
1939 - Şili'de Richter ölçeğiyle 8.3 derecesinde oluşan deprem tahminlere göre 25.000 kişinin ölümüne yol açtı.
1942 - Tayland, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'ye savaş ilan etti.
1949 - İsrail'de ilk seçimler yapıldı. David Ben-Gurion başbakan oldu.
1949 - Şair Behçet Kemal Çağlar, CHP'den istifa etti.
1950 - Amerika'da eski bürokrat Alger Hiss, hiç bir kanıt bulunmaksızın, komünist casus olduğu gerekçesiyle, 5 yıl ağır hapis cezasına mahkûm edildi.
1950 - Şiddetli kış nedeniyle İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da yollar kapandı, Çubuk Barajı dondu.
1951 - Kumyangjang-ni Muharebesi
1952 - Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayımladı;1952-1953 öğrenim yılından itibaren lise eğitimi 4 yıla çıkarılacak.
1952 - Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı kibrit tekelinin kalktığını açıkladı; özel sektör kibrit üretebilecek.
1954 - Ankara'da sıcaklık -30 dereceye düştü; okullar tatil edildi.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

GÜNDEM

SİYASET

DÜNYA

Yukarı Çık